Fırat Üniversitesi Senatosunun, 19-12-2000 tarih
ve 2000-2001- 5/21 sayı ile aldığı, sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı
hakkındaki kınama kararı şöyle:
“Uzun yıllardan beri yurt dışında pek çok mahfillerde çeşitli seviye ve usulde
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yoğun kampanyalar yürütülmektedir. Bu kampanyaların
önemli odaklarından birisi de sözde Ermeni meselesidir. Tarihe mal olmuş ve tarihin
son kararını verdiği bu mesele ülkemiz aleyhine ve bir baskı unsuru olarak uzun
yıllar kullanılmıştır. Son olarak 12 Aralık 2000 tarihinde Fransa Senatosu’nda,
sözde Ermeni soykırımıyla ilgili bir yasa tasarısı kabul edilmiştir. Fransa’da,
Cezayir ile ilgili süren tartışmalarda, “tarih yazmak parlamentoların işi
değildir” diyen Fransız siyasetçilerin, söz konusu olan Türkiye olunca,
tükürdüklerini yalayıp, parlamentoda tarih yazmaya kalkışmaları, düpedüz
“ikiyüzlülüktür”. Fırat Üniversitesi Senatosu olarak, bu kararı, haksız,
mesnetsiz ve asılsız buluyor ve şiddetle kınıyoruz.
Ermeni soykırımı iddiası, objektif ve art niyetli olmayan
tarihçilerin de kabul ettiği üzere asılsızdır ve asla tarihi gerçeklere
uymamaktadır. Bu gerçek, yerli-yabancı bütün araştırmacıların kullanımına
açık olan Osmanlı belgeleri ile de sabittir. Necip Türk milletinin tarihinde hiçbir
millete uygulanan bir soykırımdan tarih kitapları bahsetmez. 19. Yüzyılın sonlarına
kadar, “sadık millet” olarak Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeniler’in, dış
mihrakların kışkırtması sonucu, devlete başkaldırmaları şeklinde yaşanan
olaylar, Ermeni nüfusunun kitlesel imhasını öngören bir şekilde gelişmemiş ve bir
Türk–Ermeni çatışmasından öteye gitmemiştir. Bu çatışmalar sırasında
binlerce Müslüman-Türk vatandaşının toplu olarak katledildiği; Erzurum, Kars ve
Van’da ortaya çıkarılan toplu mezarlarla Dünya kamuoyunun gözleri önüne
serilmiştir.
Tarihi dayanaktan yoksun böylesi bir iddianın, Fransa Senatosu
tarafından, oy çokluğu ile de olsa da, kabul edilmesi; senatomuzca üzüntü verici ve
düşündürücü bulunmuştur. Ermeni lobisinin gayretleriyle gündeme getirilen ve 10
Ocak 2001 günü, Fransa Dışilişkiler Komisyonu’nda ele alınacak olan bu
tasarının, kabul edilmesi mümkün olmayan taleplerle, dünya gündemine
taşınacağını düşünmekteyiz.
Türk kamuoyunun, basın-yayın kuruluşlarının ve sivil toplum
örgütlerinin dikkatini çekmek istediğimiz husus, bu kararın, ülkemizdeki bazı
çevreler tarafından ifade edildiği üzere; basit ve hafife alınacak bir karar
olmadığıdır. Bu karar, öteki Avrupa ülke parlâmentolarına ve Birleşmiş
Milletler’e emsal teşkil edecek siyasi bir karardır. Önce tazminat ve arkasından
toprak talepleri gelecektir. Bu bakımdan, bütün Türk kamuoyunu, dikkatli, basiretli ve
gerekli tepkilerini usulüne uygun olarak dile getirmeye davet etmeyi de, vazife
biliyoruz.
Bu düşüncelerle; Fransa Dışilişkiler Komisyonu’nun ve deha
öteye geçerse, Fransa Millet Meclisi’nin sağduyu sahibi üyelerinin, böylesine
haksız ve tarihi dayanaktan yoksun bir tasarıyı, karşılıklı çıkar ve işbirliği
esaslarına göre şekillenen, Türkiye-Fransa ilişkilerine de büyük zarar vereceğini
göz önünde bulundurarak; reddetmesini bekliyor ve temenni ediyoruz.”