| [Ana Sayfa] | [Amaç] | [Fotoğraflarla Gerçekler] | [Çalışma Odası] | [Strateji] | [İletişim Odası] |
TÜRK AMERİKAN DERNEKLERİ BİRLİĞİ'NİN SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI RAPORU 20. Yüzyılın başlarında Doğu Anadolu'da meydana gelen olaylara karşı Amerikan Ermenilerinin olayları ifade edişleri, Türkiye Cumhuriyeti, Türk vatandaşları, Amerika ve dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan Türklere karşı her zaman düşmanca olmuştur.Amerikan Ermenileri kendi delillerini seçerken kendilerini tamamen suçsuz gösterecek hatta tahrip edilmiş dökümanları göstermişlerdir. Amerikan Ermenilerinin baskısıyla konuya gerçek bir müzakere ortamı sağlanamamış, neredeyse bir yüzyıl önce Doğu Anadolu'da gerçekte neler olduğu ortaya çıkarılamamıştır. Amerika'da herkesin gibi, Amerikan Ermenileri de kendi miraslarına sahip çıkma ve onları tanıtma hakkına sahiptir. Ancak Amerikan Ermenileri aynı hakkı Amerikalı Türklere tanımamıştır. Ermenilerin sesinin fazla gürültülü çıkması, Türklerin sesinin çıkmasını engellemiştir. OLAYLAR SIRASINDA OSMANLI HÜKÜMETİ BAŞTAYDI, BUNDAN DOLAYI TÜRKİYE CUMHURİYETİ BUNDAN SORUMLU TUTULAMAZ Amerikan Ermenileri ith amlarında, yanıltmak maksadıyla, "Turkler", "Osmanlı İmparatorluğu" yada kısaca "Türkiye" diye bahsetmektedir. Olayların geçtiği yıllarda Osmanlı İmparatorluğu yönetimdeydi. Türkiye Cumhuriyeti ise 1923'te kuruldu, bundan dolayı önceki yönetimlerin sorumluğunu taşımaz.AMERİKAN ERMENİLERİNİ ÖNE SÜRDÜĞÜ ÖLÜ SAYISI GERÇEKLERİ YANSITMAMAKTADIR VE YALNIZCA ERMENİLERİN İDDİALARINI ATEŞLEMEK AMACIYLA ORTAYA ATILMIŞTIR. Amerikan Ermenileri sürekli olarak 1.5 milyon etnik Ermeninin Osmanlı güçlerince öldürüldüğünü öne sürmüşlerdir. Ermeni çeteleri tarafından öldürülen müslümanların sayısını gözardı edip milyonlarca müslümanın hayatlarını kaybetmelerini unutturmaya çalışmaktadırlar. Şu bir gerçek ki Osmanlı toprakları üzerindeki Ermenilerin sayısı tüm Osmanlı hakimiyeti boyunca 1.5 milyona ulaşamamıştır. Ermeni kaynaklarına göre Ermeni nüfusu 1.3 ile 2.6 milyon arasındadır. İngiliz ve Fransız kaynaklarına göre bu sayı 1.05 milyon ile 1.5 milyon arasında değişmektedir, ki bu sayı Osmanlı kaynaklarında da yer almakt adır. Boghos Nubar, 1920 deki Paris barış konferansındaki Ermeni delegesinin başkanı, savaştan sonra 280,000 Ermeninin Osmanlı toprakları üzerinde yaşadığını, 700,00 Ermeninin ise diğer ülkelere göçtüğünü bildirmiştir.ÖLEN ERMENİLERİN SAYISI BÖLGEDE YAŞAMLARINI YİTİREN DİĞER MÜSLÜMANLARDAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ. Gerçekçi istatistikler 1912 ve 1922 yıllarında ölen Anadolu Ermenilerin sayısını 600.000 civarında olduğunu göstermektedir. Ancak ölen Ermenilerin sayısını ile ölen 2.5 milyon Türk, Arap ve Kürt gözardı edilmemelidir. Toplumsal çatışmalar, güçe zorlanan Ermeni ve müslüman halkın yolculuk sırasında açlık ve hastalıklardan dolayı ölümleri de toplam sayıya dahildir. İstatistikler ve belgeler göstermiştir ki ölümlerin büyük kısmı hristiyan ve müslüman kes imin çatışması sonucu ortaya çıkmıştır.Ermeniler, savaş sırasında Ermeni çeteleri tarafından öldürülen gayri - hristiyan kesimin ölümlerini görmezlikten gelmekte, tek kurban ve muzradip kesimin kendileri olduğunu iddia etmektedirler. SIK SIK DİLE GETİLEN ERMENİ KANITLARI ÖNYARGILARA BAĞLI VE KESİNLİKTEN UZAKTIR Amerikan Ermenileri savaş sırasında Osmanlı İmparatorluğunun muhariplerinin kullandıkları savaş propagandalarını objektif delil olarak sunmaktadırlar. Bu dönemdeki Amerikan kaynakları da güvenilir değildir. Amerikan Ermenilerinin sıkça söz ettiği büyükelçi Henry Mortgenthau, insani amaçlar için değil sadece politik amaçları için Osmanlı İmparatorluğunu ziyaret etmiştir. Amerikan Ermeni kaynaklarında adı geçen general James Harbord un belgelerinden , Ermeni suçları ve müslüman halka yapılan mezalimi içeren kısımlar da çıkarılmıştır.TRAJİK OLMASINA RAĞMEN ERMENİ ÖLÜMLERİ SOYKIRIM DEĞİLDİR. Hrıstiyan-müslüman çatışmaları, hastalık, açlık ve savaşın diğer yoklukları tarihçiler tarafından yeteri kadar bahsedilmemiştir. Öne sürülen kanıtlar bir soykırım olduğunu tanımlamaz. Amerikan Ermenileri, Ermenilerin büyük bir kısmının ölümüne yol açan göç olaylarına değinmemişlerdir. 1828, 1854 ve 1877 yıllarında Rusların Doğu Anadolu yu işgalinde Ermeniler yardım etmişler, 1893 ve 1915 yıllarında ise hükümete karşı ayaklanmışlardır. Hınçak ve Taşnak gibi Ermeni devrimci grupları Osmanlı İmparatorluğuna karşı silahlanmış ve Rusların bölgeyi işgal etmelerine önayak olmuşlardır. Boghos Nubar 30 ocak 1919 tarihli Tımes Of London gazetesindeki yazısında Ermenilerin savaşta taraf olduklarını, kafkaslardaki Rus ordusunda 150.000 Ermeninin bulunduğunu, 50,000 Ermeninin ise değişik bölgelerde çarpıştıklarını yazmıştır. Ermenilerin vatan hainliği Paris te basılan 1914 tarihli bir hıncak Ermeni gazetesinde de yer almıştır. Gazetede, Ermenilerin müttefiklere katılması için çağrıda bulunuluyor ve Ermeni milletinin özellikle Rusya başta olmak üzere müttefik güçleri destekleyeceği ifade ediliyordu. ERMENİ SOYKIRIMINA KARŞI KA NITLARİstanbul ve diğer büyük şehirlerde büyük Ermeni nüfusunu savaş sırasında aynı sayıda kalmıştır. Bu bölgeler Osmanlı İmparatorluğunun en güçlü olduğu bölgelerdi ve eğer bir soykırıma karar verilseydi önce buralardan başlanırdı. Soykırım, 1948 Birleşmiş Milletler soykırım suçlarını önleme uzlaşmasında tanımlanmıştır. Soykırım suçu, aralarında Türkiye de olmak üzere pek çok ülke tarafından tanınmıştır. Uzlaşmanın 2. Maddesinde soykırım : "bir parçasını ya da bütününü yoketmek amacıyla dini, milli yada etnik bir grubun yok edilmesi amacıyla suç işlemek" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamanın ardından Ermenilerin öne sürdükleri soykırım geçersiz kalmaktadır çünkü Taşnak ve Hınçak gerillaları hükümete karşı savaş açmışlardır. OSMANLI SUBAYLARI HAKKINDA İKİ MAHKEME KARARI : SOYKIRIM OLARAK NİTELENDİRİLECEK HERHANGİ BİR KANIT YOKTUR. Savaştan sonra Osmanlı hükümetinin işgalinden sonra kurulan Ersatz mahkemeleri herhangi geçerli kanıtlar bulunmamasına rağmen Doğu Anadolu'da Ermenilerin göçü ile ilgili olarak 1376 subay hakkında mahkumiyet kararı verdi. 62 subay hakkında ölüm cezası verildi ve infaz edildi. Bu mahkemelerin güvenilirliği tartışılsa da önemli bir soruyu akla getiriyor : "Soykırım yapmak isteyen bir hükümet, sözkonusu etnik gruba zarar verdiği gerekçesiyle neden kendi subaylarını mahkum edip idam etsin?" Sevr antlaşmasının ardından, 144 üst rütbeli Osmanlı subayı derin bir inceleme yapılmadan, İstanbul'da yaşayan Ermeniler ve Ermeni patriğinin iddiaları doğrultusunda yakalanmış ve mahkemeye çıkarılmak üzere Malta'ya gönderilmiştir. Malta'daki mahkemeye çıkarılanlar arasında hükümet sözcüsü, genel kurmay başkanı, şeyh-ü islam, bakanlar, generaller , vekiller, üniversite profesörleri, yazarlar ve gazeteciler vardı.Malta'daki duruşmalar devam ederken, İngilizler hükümeti, İngiliz, Osmanlı ve Amerikan belgelerini araştırmak ve karşılaştırmak üzere Haig Khazarıan adlı Ermeni bilginini atadı. Khazarıan'ın kurduğu heyet araştırmalar sonunda Osmanlı subaylarının öldürmelere karıştıkları ya da onay verdikleri hakkında herhangi bir kanıt bulamadılar. Araştırma sonunda, tutuklular aklandı ve 144 kişi serbest bırakıldı. OSMANLI ÜST MAHKEMLERİ VE MALTA MAHKEMELERİNE RAĞMEN, ERMENİ TERÖRİSTLER KİRLİ SAVAŞLARINA BUGÜN DE DEVAM ETMEKTEDİRLER 1921 de Nemesis adlı gizli bir Ermeni örgütü gıyabında yargıladıkları Talat Paşa , Enver Paşa ve Cemal Paşaya suikast düzenlediler. Nemesis bunlar dışında, Sait Halim, Bahaettin Şakir, Cemal Azmi ve diğer subaylara da suikast düzenledi. Nemesis'in ayakizleri, 1970 ler ve 1980 lerde Asala ve Jcag olarak devam etti. 200 ün üzerinde silahlı saldırı, 70 çocuk, 31 diplomat ve 520 nin üzerinde yaralı insanla Batı Avrupa, Türkiye ve Birleşik Devletleri kan gölüne çevirdiler.AMERİKAN ERMENİLERİ PEK ÇOK ÜLKENİN ARŞİVLERİNDEN BAHSETMELERİNE RAĞMEN, ARAŞTIRMALAR İÇİN ÇALIŞMALAR YAPILMASINDAN KAÇINMAKTADIRLAR. Amerikan Ermenileri pek çok devletin arşivlerini bugüne kadar referans göstermişlerdir, ancak Malta duruşmalarında görüldüğü gibi bugüne kadar Ermeni soykırımını kanıtlayacak herhangi bir delil bulunamamıştır. Ermeniler belgeleri referans gösterirken sadece Ermenileri içeren kısımları alıp, müslüman kesimin ölümlerini gözardı etm ektedirler. Müslüman kesimin yaşadığı acıları gözardı edip arşivlerden çıkarmakta dinsel önyargılar olduğu kadar savaş propagandası olması da rol oynuyordu.Amerikan tarihçileri konu ile ilgili olarak birleşik devletler arşivlerini taramışlardır, ancak bu arşivler Amerikan misyonlerlerinin ve diplomatlarının anti-müslüman olarak nitelendirilecek raporlarından oluşmaktadır. Birleşik Devletler arşivi, müslüman halka karşı yapılan saldırıları gösteren belgelerden yoksundur. Amerikan Ermenileri 20. Yüzyılın başındaki olaylarla ilgili olarak tüm çalışma ve kayıtların ortaya konmasınından kaçınmaktadırlar. Ermenilerin saldırıları, isyanları ve Rus işgalinden bahseden Osmanlı kaynaklarında olduğu gibi Rus, Suriye ve hatta Ermeni devrimci grupların kayıtları dahi Ermenilerin saldırılarından bahsetmektedir.OSMANLI ERMENİLERİ İLE YAŞADIKLARI İLE SOYKIRIMIN BAĞLANTISI YOKTUR Avrupa Yahudilerinin uğradığı soykırım insanları derinden etkilemiştir. Nazi Almanya'sının yarattığı ortam bizlerin soykırıma karşı almanların yaptıkları tahribatın gözünden bakmamıza yol açmıştır. Alman hükümetine karşı herhangi bir Yahudi tehditi yoktu, ancak Yahudiler Yahudi olduklarından dolayı öldürüldü, yaptıklarından dolayı değil. Buna karşılık Osmanlı İmparatorluğunun doğusundaki Ermenil er, Osmanlı imparatoruluğuna zarar verdikleri dolayısıyla göçe tabi tutuldular.
HITLER "NİHAİ ÇÖZÜM" DE ERMENİLERİ İŞARET ETMEMİŞTİR. İDDİA EDİLEN ALINTI HİLELİDİR Amerikan Ermenileri "Ermenileri kim hatırlıyor?" Sloganıyla Yahudi soykırımı ile Ermeni soykırımı arasında ilişki kurmak istemişlerdir. 24 kasım 1945 tarihli Times Of London gazetesinde imzasız bir makalede hıtlerın komutanlarına 22 ağustos 1939 Obersalzbug da Ermeniler hakkında verdiği emirden bahsedilmektedir. Tımes of London gazetesinin yazarı Nuremberg duruşmalarınki bir konuşmayı işaret etmiş ancak kaynağını hiç açıkl amamıştır.Ancak Nuremberg tutanakları iddia edilen ifadeleri içermemektedir. Gerçekte, tutanakların Amerikan ve Alman kayıtlarında da Hıtler'in "Nihai Çözüm" de, Ermenileri hedef gösteren hiçbir emri bulunmamaktadır. BİBLİOGRAFYA ERMENİ MEZALİMİ VE TERÖRİZM, TÜRK AMERİKAN DERNEĞİ BASIMI, WASHINGTON, 1997 ÖLÜM VE SÜRGÜN, OSMANLI MÜSLÜMANLARININ ETNİK TEMİZLİĞİ, JUSTIN MCCARTHY, NEW JERSEY,1995 MÜSLÜMANLAR VE AZINLIKLAR - OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA NUFÜS VE İMPARATORLUĞUN SONU, JUSTIN MCCARTHY, NEW YORK, 1983 ERMENİ DOSYASI : AÇIĞA VURULMUŞ MASUMİYETİN MİTİ, KAMURAN GÜRÜ, LONDRA, 1985 ERMENİ SORUNU 1914-1923, MİM KEMAL ÖKE, LONDRA, 1988 BÜYÜKELÇİ MORGENTHAU HİKAYESİNİN ARDINDAKİ ÖYKÜ, HEATH LOWRY, İSTANBUL ,1990 TALAT PAŞA'NIN TELGRAFLARI : ERMENİ UYDURMALARININ TARİHSEL GREÇEĞİ, ŞİNASİ ÖREL VE SÜREYYA YUCA, LONDRA, 1986 ERMENİLER ÜZERİNE BİRLEŞİK DEVLETLER KONGRESİ VE ADOLF HİTLER, HEATH LOWRY, 1985 1912 - 1926 YILLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU VE TURKİYE DEKİ ERMENİLER SEMPOZYUMU, BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YAYINLA RI, 1984 |